Ses Bulut; Mekansal Sinestezi

Betonart, 2016

Ses Bulut, form ve performansı; ses ve ışığı bir araya getirme fikirleriyle ortaya çıktı ve ilk defa 2012’de Ankara Opera Salonuda sahne aldı. Söz konusu bir araya geliş sesi ve ışığı bir arada kullamanın ötesinde birbirinden ayrı duyuların sinestezik biçimde iç içe geçtiği bir bütünlükle bilinen algılardan farklı, özgün algılar yaratmayı amaçlamıştı.  Özellikle mimari açıdan çizgisel, plastik veya formel bir tasarım ürünü olmaktan çok “painterly” etkisine benzer bir belirsizlik aralığında kalmayı hedefeledi. Bu anlamda özel bir etki yakalayabilmek için ses, mimari ve görsellerin bir arada çalışması ve birbirinden etkileşime açık olması gerekitğinin farkındaydık.  Ses bulut için Şef Cemi’I Can Deliorman, ses tasarımcı sı Alp Çoksoyluer, yeni medya sanatçısı Candaş Şişman ve Deniz Kader ile bir araya geldik ve yaklaşık bir sene süren planlama ve deneyler sonunda proje sahnede yer aldı.

Etkileşim

Bütün alanlar bu çalışma sürecinde birbirinden etkilendi. Şef Cemi’I Can Deliorman’ ın 20 ve 21. yüzyıl çoksesli koro müziğinin başlıca örneklerinden oluşturulmuş bir repertuvar ile çağdaş koro müziğini yönetiminde seslendirildi. Bu parçalar forma ve ışıkla bütünleşmek için elektroakusitk eklemelerle atmosferik bir hal aldı.

Mimarinin ise notalar gibi aynı ses dalgasının farklı şekillerde titreşerek ve çeşitlenmesi oldukça imkansızıdı. Ancak bir süreklilik ve yeni bir deneyime dönüşmesi “mimarlık” açısından bakılınca oldukça ilham verici göründü. Ve “kristalleri” birbirinin çeştilemeleri olarak planladık. Böylelikle formlar tekil nesneler değil bir dizinin parçaları oldular.

Çeşitlilik

Kristalize bir buluta benzeyen formun mimari tasarımını, ses dalgasının çeşitli frekanslar arasında ardışık geçişini inceleyerek ürettik. Tasarladığımız form mimaride en basit hacim oluşturma arketiplerinden olan piramitten türetilmiştir. Prizma geometrisinin altyapısı aynı kalmak üzere onlarca varyasyonu, paralel oluşları üretilmiştir. Dörtlü bir seri oluşturan strüktürde prizmalar, dinamik bir dizilimi ifadesi bulana kadar varyasyonlarda tanımlanmıştır.

Görsel katmansa mimari formun altyapısını ve fizikselleşememiş onlarca varyasyonunu baz alarak üretildi. Hem fiziksel üretim hem de görsel katmanın üretimi için aynı dijital dosyadan yola çıkıldı ve hem görsel hem de fiziksel üretim gerçekleştirildi. Böylelikle, dijital katmanı yeni çağın bir malzemesi olarak kabul edersek, güncel bir tektonik yakalamak mümkün oldu.

Performans

Sonuçta Ses Bulut sesi, mekansal ve görsel deneyimi, “bilinen algıların ötesine taşıyan bir performans” olarak gerçekleşti. Her disiplin birbirlerinin sınırlarını geçip, diğerinin içine karışarak kendini güçlendirdi.  Mimari form performans başladığındaysa üzerine yansıtılan görsellerle canlı bir objeye dönüştü.

Böylelikle izleyiciye “sesin mekana, mekanın forma, formun ise canlı bir yapıya dönüştüğü”, çok katmanlı, sesi çıkan, hareket eden ve “nefes alan” bir performans sunuldu.

 

 

 

Please resize your browser